21 Temmuz 2009 Salı

Verkaç

Unutmadan, bu kelimeyi de vocabulary'e eklemeliyim. Çünkü verkaç, bu ilişkiler çerçevesinde sırf bizim arkadaş grubumuzda kullandığımız bir terim olabilir. Ancak herkes kullansın derim, bir boşluğu dolduruyor.
Verkaç ne demek?

Efendim. Diyelim ki bir arkadaşınız, size yeni bir sevgili yapmak için çok iyi pozisyonlar hazırladı. Bir nevi önayak oldu. Sayesinde sevgiliyi yaptınız. Siz de yeni edindiğiniz kız arkadaşınızın çevresinden size bu güzelliği yapan arkadaşınıza bir sevgili "yaparsanız", buna verkaç denir. Yani hop pası verir, hop bi şekil geri alır.
Bizde olur. Mesela, "Lan Tufan nası aşk meşk durumları?" dersin. "Lafontenle verkaca girdim du bakalım." der. Birisine fazla verkaç borcu takmak, racona terstir.
Çok samimi arkadaşlarla verkaç biraz zor. Çünkü ortak çevre çok. Orta seviyede tanışıklıklar, daha iyi verkaçlara gebedir.

Şimdi anlatacağım hikaye, tam bir verkaç hikayesi.
Kızın adı: Damla,
Kızın kod adı: Baldamlası
Verkaç hero: Lafonten.

Merak edenler için kod adı niye Baldamlası'ydı çünkü kızın bal rengi bir arabası vardı, güzel bir golf. Çok güzel araba kullanırdı. İyi araba kullanan kadın süper bir şeydir.

Bayılırım kadın şoförlere. Niye bu kadar laf eder sinirlenir herkes hiç anlamam.

Lafonten'in liseden arkadaşıymış, facebook'ta toplaşılan o "Lise arkadaşları buluşuyoruuuuz" "Kamaşullah Toptankatır Lisesi 98 mezunları, Buluşuyoruuuuz" zevksizliğinde, o yapmacıklıkta bir şey sayesinde buluşmuş tekrardan. Son derecede çirkin bulmakla beraber, biz öyle şeylere katılımı teşvik ederiz. Lafonten de belki bi iş çıkar, bana olmasa eşe dosta çıkar mantalitesiyle gitmiş.
Orda 4 5 kişi ayrılmışlar,muhabbet sarmış, derinleşmiş. "Ay matematikçi çaktırmadan yellenirdi, yok fizikçi bedenciye vermişti ama evlenememişlerdi. Ay o ne kopya çekerdi, bu kopya verirken yakalanmıştı falandı filandı derken... Daha sonrayeni bir mekana gitmişler ve 3 kişilik bir çekirdek ekip kalmış. Lafontan, liseden bi tip bi de Baldamlası. Baldamlası "aşksızlıktan" filan yakınmış buna, bu da beni aradı hemen dışarı çıkıp. Abi bu iş en iyi taze tazeyken olur, sen hemen gel. Damla diye bir arkadaş var, tatlı da bir kız. Ben kanka muhabbetine girdim, artık zor. Hoşlanırsanız, bakarsınız filan dedi. Kıza da ayarı vermiş de vermiş. Ben de "damla"dım. Baktım gayet şirin şeker bir kız. Taksim/Etiler kasa kırması, 7,5. Zaten güzel bir muhabbet ortamı var, kolay oldu samimiyeti kurmak. Ertesi gün durdum. Bi sonraki gün iş çıkışına gelip alayım mı seni çok sıkıldım bugün gibi bi mesaj attım. Tabii dedi.

Aranağme: Bu iyi çalışan bir mesajdır. Yani sıkıldım, çok bunaldım, buluşalım mı? Çünkü kadınlar böyle şeyleri çok sever. 1- Hemen aaaa yapabileceğim bir şey var mı moduna girerler. Özünde dedikodu vardır çünkü bu işlerin tamamının dert dinlemeye de bir çoğu bayılır. 2- Kadınlar samimiyeti severler. Yani samimi arkadaş gibi davranılmasını. Samimiyet yerine koyacak başka bir kelime bulamadım. Ama tam sözlük anlamıyla samimiyet değil bu. Başka tip bi samimiyet işte, anlayın. Bana dertlerini anlatıyor tarzı... Neyse.

Gittim aldım, sevdim de zaten kızı çok. Efendi gibi yaklaştım ve 6 ay kadar beraber olduk. Kot altına topuklu ayakkabı giyerdi, çok yakışırdı. Seviyorum böyle ilişkileri. İnsanın üzerine gelmeyen kadınlar her zaman iyidir. Paylaşacağımız bir sürü şey vardı. Onlar bitince ikimiz de ayrılmak istedik, ayrıldık. Bu ilişkinin detaylarını vermeyeceğim çünkü konumuz verkaç.

Ben tabi Baldamlasıyla takılmaya başladıktan sonra bütün gözler bana döndü. "Pis herif, kuruttu kanalları.", "İbne arkadaşlarını da kendine saklıyo kesin." gibi cümlelerin arkamdan konuşulduğunu :) bildiğimden. Hızlıca hareket ettim. Beni iş arkadaşlarıyla tanıştırdığı bir akşam yemeğinde ilk fizibilitemi yaptım ve Lafonten'im için adayları ikiye indirdim. Baldamlasını işledim, Burcu'yu Lafonten'le tanıştıralım filan diye. Uzun sürmedi. Burcu biraz tesadüflere inanan birisi filan dedi Baldamlası bana. Bu şekil yaparsak onu soğuturmuşuz. Amına koyiyim, bilmiyoz sanki. Ulan Lafonten'le ilgili benden çok şey öğrenmiştir ha "tesadüfler kraliçesi" eminim. Neyse allem kallem Tesadüfler Kraliçesiyle bizimkini bir araya getirdik. Kısa zamanda birbirlerini sevdiler, birbirlerine gönül verdiler, tatillere çıktılar. Çok "tesadüfi" olduğu için de kızımız "vay be hayat ne enteresan, bi adam çıkıveriyor karşına pat diye aşık oluveriyosun işte" filan gibi konuşuyodu. (Hasbinallaaah, ulan neyin tesadüfü, bak bi saattir anlatıyorum. ne altyapı var bu işin içinde.)

Verkaç'tan öğrenilecekler:
Sevmeseniz bile sosyal ortamlardan uzak durmayın.
Arkadaşlarınızı ihmal etmeyin, ki ihmal edilmeyesiniz.

Baldamlası'ndan öğrenilecekler:
Araba kullanmayı seven kadınlar, sizi seviyorum. Büyük konfor büyük.

Tesadüfler kraliçesinden öğrenilecekler:
Buraya yazacak cümlem yok. Ekleyecek cümlesi olan varsa söylesin, hemen koyayım.

5 DIYECEGIM ODUR Kİ...:

Edward Ander dedi ki...

"tesadüfler de kadınları sever."

T.İ. dedi ki...

Bi kanattan organize iş gelir, diğer kanattan tesadüf. Bu işle böyle.

Diego* dedi ki...

verkac harika birsey..cok da guzel islemissiniz konuyu, takdir ettim..yalniz iliskilerin ikisi de biterse, yine de arkadas ortaminda (yorungede) tutmakta fayda var grubu..velhasil verkactan "hat trick"e kosulabilir..;)oldu ki kaynak kurudu, uzerine verkac icin kadeh kaldirip iki soguk bira tokusturmak lazim..anlaticak hikayeler iki tarafin da ilgisini cekecektir..;)
her halikarda super birsey bu verkac..
"serefe" tehlikeli iliskiler..

T.İ. dedi ki...

Diegooo, hoş geldin. Ne de güzel yazmışsın. Tecrube konusmus. Kestirip atmamak, kanalları açık tutmak, bu işin en önemli can damarlarından biri. Zaten lise toplantısına gitmek de özünde ayni anlayistan doguyor.
İşte bunu seviyorum. Yani erkeklerin bu özelliğini, tecrübe aktarımı.

ismail dedi ki...

Ya bu aslında pick&rolldur alıp akıştakine bırakırsın, tabii burda çok tehlikeli oyunlar oynanabilir bu hamle sırasında hatun kişi geceye bir adamla başlayıp başka bir admla geceyi bitirebilir fln...

 


TEHLİKELİ İLİŞKİLER © 2008. Design by: Pocket