4 Kasım 2009 Çarşamba

Bir okur mektubu. Oyunu açmak. Zizu.

Daha önce yazdığım bir yazı vardı. Bana göre en önemli 3-4 yazımdan bir tanesiydi: Verkaç. Bazı okuyucuların gözünden kaçırmaması çok güzel.

E-mail adresime blogu takip eden bir hanım okuyucudan gelen bir yorum biraz o yazdıklarıma geri dönmemi, hatta konuyu biraz daha açmam gerektiğini düşündürttü bana. Gelen maili bir bölümünü keserek aşağıya kopyalıyorum. Gönderen kişinin ismini yazmıyorum, onun yerine kendi taktığım kod adını yazacağım.


"T.İ,
Blogunu en başından beri takip ediyorum. Yorum yazmıyorum ama sıkı bir takipçin olduğunu söyleyebilirim. Blogu özetlemem gerekirse, öğretici. eski erkek arkadaşıma gösterdim, bir süre sonra "söyle yazmasın daha o .bne, deşifre oluyoruz" dedi :))). Erkek muhabbetine genellikle tahammül edemiyorum, edebiliyorum da, saniylerle sınırlı olarak. Dakika mertebesine ulaştı mı uzaklaşmak istiyorum. Erkekler, birbirlerini fişteklemeye çok müsait varlıklar. Birbirlerini fişteklemek değil de fazlaca birbirlerine bir şeyler kanıtlamak derdindeler. Erkeklerin iç yüzünü bu şekil hafifletilmiş olarak, süzerek yazdığın için seni okuması güzel. Lütfen daha sık yaz.

Yalnız, yazarken kadınların uyuz olacağını düşündüğün yerlerde parantezler açarak hep önünü kesiyorsun. (şimdi bunu okuyan kadınlar kızmasın, işin aslını onlar da biliyor.) gibi ya da (onun için demedim, aslında şişmanları severim)... Bu blogun en sevmediğim yönü bu, bazen kiminle dans ettiğini bilmez bir tavır içinde oluyorsun. Biz anlarız anlayacağımızı, sen merak etme. Hafife alma kadınları. mesela o verkaç yazısında, kadınlar bu organize işlerden anlamaz. Tesadüf sanarlar ama o işin aslında altyapısı çoktur demişsin ya. Klasik olacak ama bir cümleyle cevap verebilirim sana: Siz giderken biz geri dönüyorduk. Onun tesadüfleri sevmesi de sana tur bindirdiğinin resmidir.
...
Kadınları tasvirlerin hoşuma gidiyor. Neredeyse hepsi birebir gözümün önüne geliyor. Erkeklerin genelde bu durumu aşağılar bir hali vardır. Yani kadınların süslülüğünü, makyaja ve kendilerine düşkünlüklerini. Bunları takdir etmek konusunda samimi olman güzel. Zaten tek baktığınız şey neredeyse bu, onu da %90'ınız eleştiriyor. Tam salaklık. Yazdıkların aslında ne kadar bu konuda dikkatli olduğunuzu gösteriyor. 3 fotoğrafımı ataç ettim, beni de bir yorumlasana, puanım kaç, ne kasayım? Çok merak ediyorum.
... ...
;)

sevgiler,

Zizu
"

Nokta noktalı kısımlar bende saklıdır. Bu maili geçen ay almıştım. Hakkında bir şeyler yazmak istedim. Ancak bir türlü oturup da diyeceklerimi derleyemedim. Hanımefendinin cevabını derhal yolladım tabii ki.

Burada kadınlardan ve erkeklerden aldığım her yorum, her mail, bir şekilde ufkumu açıyor. Çünkü bu işlerde tanımlanmış bir doğru yok. "Zannetmenin ve bilmenin" maalesef kesin çizgilerle ayrılamadığı bir dünya bu ilişkiler arenası (Şimdi ilişkiyi arenada yapılan dövüşe benzetmek hatalı, ilişki dediğin sevgiyle, aşkla, romantizmle yaşanmalıdır mücadeleyle değil diyen okurlar olacak, ben onu demek istemedim peşinen söyleyeyim, Zizu :) )

Mailin sahibine Zizu dedim, çünkü, kadınların basit verkaçlardan ziyade daha büyük organizasyonları olduğundan bahsediyor. Eee, onun için de Zizou'ya ihtiyaç var. İsminin sonu da çağrıştırıyordu. Çaktım Zizu'yu.



Eleştirilere tam olarak katılmadığımı belirtmeliyim.

1- Yani kadınların daha organize işler çevirebildikleri muhakkaktır. Ancak kadınlar maalesef ki samimi değiller. Kendilerine karşı bile. Bu büyük bir problem. O kendine bile bile itiraf edememiş ki işlerin tesadüflerle meydana gelmediğini. Kendini inandırmış buna. Bizse bunları konuşmaktan çekinmiyoruz. Kadınlar bu işlere doğa olarak daha yatkınlar. Ademoğulları bu işin başından beri gerilla mücadelesi verirken Havvakızları düzenli orduyla mücadele ediyorlar. Yani bu sizi haklı kılmaz. Tur bindirebilir. Turla murla işim yok. Zamanında bi tur ver dedik, vermedi kadınlar. Zaten hep ondan oldu bu tehlikeli ilişkiler.

2- Parantezlerle kadınların eleştirilerinin önünü kesmiyorum. Öyle eleştirecekse hiç eleştirmesin diyorum. Onları çok duydum çünkü. Tehlikeli İlişkiler en nihayetinde bir erkek muhabbetidir. Bir kerecik de kadınlar uyuverisnler canım ne var yani. Erkekler kadın muhabbetlerine o kadar çok zaman uyum sağlıyorlar ki.

3- Resimlerinizi yollamanız çok ilginç. Gerçekten sizinler mi bilmiyorum, asla da bilemem. O yüzden yüzünüzü kapatarak dahi olsa onları buraya koymayacağım. Nasıl ki doktorlar etik olarak telefonla muayene yapmıyorlarsa, bu iş de öyle resme bakarak olacak iş değil. Çünkü bir mimik, bir ses tonu, bir dans figürü, kafanın bir yana yatışı, arabadan inerkenki bir hal bile bu sayıları yerinden oynatabilir. Bu şekil yorumlamak sağlıklı sonuç vermez. Çok parametre var. En nihayetinde bu iş duygu işi. Ancak çok kısa bir özet geçeyim. Bence tam bir Nişantaşı kasa örneğisiniz. Gördüğüm 6,9, , KGG ile 7,0, 7,1'leri de rahatlıklabulabilirsiniz. Hıncal gibi hissettim kendimi. Utandım valla yazdırmayın bana böyle şeyler :). [Bazı okuyucular sen kimsin ki böyle resimlere bakıp notluyosun diyebilirler, diyenler haklıdır. Ancak ben başlatmadım, gördünüz. Bir daha da yapmam zaten böyle bir şey merak etmeyin.]

Yine dağıttım konuyu yine dağıttım. Oyunu açmaktan bahsedecektim. Yani Verkaça göre biraz daha karmaşık işlerden. Verkaç iki erkek arasında olup biter. Çok zaman süper bir çözümdür. İşe yarar. Ancak oyunu açabilmek, işin başka bir boyutudur. Kimilerine göre kadınlar oyunu daha iyi açıyor olabilir. Katılmam. Yazacağım, oyunu açmak üzerine de yazacağım. Farz oldu. Hem de Margarita, Pembe Panter, T.İ, İlker üzerinden yazacağım. Çok taze. Bundan bir sonraki yazacağım postta değil ama, iki sonrakinde. Çünkü bir sonraki post'un konusu hazır.

4 DIYECEGIM ODUR Kİ...:

küfkedisi dedi ki...

3 numaralı maddene koptum:))) resimden analiz itina ile yapılır:D

malafante dedi ki...

bence cem yılmazın dediği gibi kadınlar her konuda master degree hacı. ister verkaç ister süzgeç tekniği olsun onlarla baş edemeyiz biz.burdan bütün hanımlara sesleniyorum yapmayın etmeyin,o yeah.

bettyblue dedi ki...

Ben de başta beri takip ediyorum yazdıklarını, demiştim daha önce de sanki bir kız yazıyor sandım. betimlemelerin çok iyi ama şimdi canımı sıktı şu zizu mu ne o mesele işte. . Bağdat caddesi kızlarınla muhatap olman ve onların sana asılması hoşuma gitmiyor. Ne alaka diyeceksin ama ben de senin kadar olmasa da iyi bir gözlemciyim. Nişantaşı ve bağdat caddesi tarzı kızlara (onların kim olduğunu zaten bilirsin ) gıcık oluyorum. Boş kafalılar mango zara manyakları ne olacak.
Sana da yazılmaya başlamışlar. "Bak bakayım ben hangi kasayım bilmem neyim" . Kasalarına sevgilileri baksın hem madem bir sevgilisi var bu hanımkızımızın sana niye yazıyor Açsın kasasını sevgilisine göstersin o bilir.)) Hiç işi gücü yok bir de fotoğraf göndermiş. Ama bunları boşuna diyorum çünkü sen ve senin gibiler zaten bunların düdüklenmekten başka bir işe yaramadığını bilir.))
seni ben de merak ediyorum hatta tanışıp konuşmak istiyorum beni çok eğlendireceğini biliyorum ama zamanı var.)) hatta sana benim yazdığım kitabı okumanı tavsiye ediyorum .İçinde seveceğin kısımlar var...Çok öptüm kasandan.))

T.İ. dedi ki...

@bettyblue: Çok pardon, geç gördüm. Bana kalırsa senin dediğin kadar sert bir ayrım yok. Yani o kategoriye tak diye konulan insanların hepsi de öyle değil. Ben seksin tek taraflı olduğunu prensip olarak kabul etmiyorum zaten. Bütün kavgam da bu, lütfen kadınlar da istesinlşer bunu. Bu yüzden düdüklemek benim bu konuya bakışım açısından kesinlikle doğru kelime değil. Açıkçası kimseyi düdüklemiyorum. Beraber seks yapıyor filan diyebilirim bu duruma. Ben istiyorum ki, o desin nası yattım enayiyle filan :)...
Fotoğraf gönderen hanımı da çok tanımıyorum. Benimle ilişki amaçlı yaptığını sanmam. Burası benim bu iş için uğraştığım bir platform değil de zaten. Başından beri söylüyorum. Burası kadınların da dahil olduğu bir erklek muhabbeti ortamı.

Beni pek merak edecek bir şey yok aslına bakarsanız. Ne var ne yok yazıyorum işte :). Tanışma konusuna gelince, her şey kader kısmet. Dünya küçük. Kim bilebilir. "Belki senin kağıt paran bir şekilde döne dolaşa benim cebime girmiştir. Belki aynı posta kutusuna,değişik zamanlarda da olsa,birkaç mektup atmışızdır."

Sevgiler.

 


TEHLİKELİ İLİŞKİLER © 2008. Design by: Pocket