29 Nisan 2010 Perşembe

Kadınlar kedisever, ben Kedikadınsever. Juliette

Hayvanlar aleminden alıntı yaparak erkekleri karalamanın azalarak artan bir ivmeyle bitmesini rica ediyorum. Vazgeçsin artık kadınlar şu klişelerden ya.

Örneğin, yavrularını emzirirken ürkek ve agresif tavırlar takınan bir anne kedi görüp “Yaa ne varsa anada var. Doğuruyooo, bakıyoo, büyütüyo, koruyooo, kolluyoo. Hani baba? Nerde baba sorarım size” filan demeyi kessinler. Çok sıkıcı oluyorlar.

Baba nerdeymiş? Aha bak baba burda! Hasbinallaaaah, şunu diyene var ya git uç, at kafayı. Hayvanlar aleminden ne diye pay çıkartıyosun ki kendine. Ne yapayım yani şimdi? Minnoş hırladı diye seni takdir mi edeyim anlamadım ki? O zaman şöyle bir kategorizayon yapalım. Kedi hırladı diye kadınları takdir edelim, bit osurdu diye erkekleri suçlayalım, kuş sıçtı diye komple insanlığın ders çıkartmasını isteyelim... Olacak şey mi?

Ayrıca ben de o zaman derim ki, ille de kedigilleri öveceksek, onlardan etkileneceksek, aslanlardan ders çıkaralım kendimize. Bir erkek 10 tane dişiyi döllüyor mesela. Hiçbir dişinin gıkı çıkmıyor. Ayrıca dişi aslanlar avlayıp yakalıyorlar yemekleri, ceylandır antiloptur bizondur paketleyip sunuyorlar beylerine. Önce beyimizin karnı doysuuun, komünümüzün direği o filan diyolar üstüne. Biz erkekler bu durumu niye içlenip bu denli dillendirmiyoruz peki, sokakta köşe başında alem yapan erkek aslan görmediğimiz için mi? Hadi canım!

Ya da dişiyi dölledikten sonra doğacak yavrulara besin kaynağı olmak için, dişi tarafından öldürüleceğini bile bile yine de onu dölleyen örümcek cinsi niçin hiç örnek teşkil etmiyor? Ya bu hayvan dişiyi döllüyor. Dişi de oracıkta alıyor canını, adeta sen misin beni düdükleyen diyor. Çok afedersiniz asıyor hayvanı resmen şeyinden, paketliyor, biraz kendi tadına baktıktan sonra yavrular dünyaya gözlerini açtıklarında zıkkımlansınlar diye koyuyor yanlarına. Yavrular piyasaya çıktıklarında fedakar cefakar babalarından arta kalanlarla hayatta kalıyorlar... Babanın fedakarlığına gel. Bile bile ölüme gidiyor. Koçum benim. Atın ölümü arpadan, en iyisini yaptın. Peki arkasından biz diyo muyuz “Baba gibisi var mı beeee, nerde ha? Anaları nerde, kapattı gitti yavruların üstünü?”. Aklımıza bile gelmiyor böyle duygu istismarı. Biz kadınları duygusal olarak herhangi bir konuda, ne olursa olsun, tetiklemekten korkarız. Çünkü yine ucu bize dokunur. Kadınlarsa bizim ağzımıza s.çmaktan hiç korkmazlar.

Şimdi mevzu hassas, farkındayım. Lakin konu annenin kutsallığı filan değil. Lütfen o konuda bir reaksiyon göstermeyiniz. Ben de biliyorum bunların hepsini. Annenin önemini, annenin hakkının ödenmezliğini, nasıl canımızdan öte can, kanımızdan öte kan olduklarını ben de biliyorum. Fakat benim değinmek istediğim konu başka. Haybeden şeylerle üzmeyiniz erkekleri.

Ben yukarıdaki örneklerin hepsinin insana uyarlanmasını saçma buluyorum. Örümceği de, kediyi de. Tamam hayvani olaylarımız tabii ki var. Ancak insanın geldiği sosyal boyut da artık kedilere bakıp yanındaki erkeği boklamayı biraz acayip kılıyor. Normal bir erkek de artık bir yavrusu olduğunda kadın kadar sorumluluğu olduğunu biliyor. Bu kadar basit. Yavru annesine fiziksel olarak muhtaç, aralarında daha güçlü bir bağ olması kadar normal bir şey yok. Kadın, o bağı kurmak konusunda da tabii ki daha yetenekli ona da kabul. Sidik yarıştırmak saçmalık. Daha yazarım da yazmıyorum. Konu erkeklerin hayatları boyunca saçma sapan duygusal bombardımana tutulmaları. İstemiyoruz. Tamam tamam, bütün erkekler adına konuşamam. En azından beni çevremde isteyen erkek yok, hanımlar bilesiniz

Kod adı Julliette, benden 3-4 yaş büyüktü. Benim için 3-4 yaş büyük olmanın önemli olduğu yaşlardı, şimdiki gibi değil. Ben üniversite öğrencisiyken, o çalışan bir kadın filandı. Belki de o yüzden biraz büyük görünmüştür gözüme. Bazı kadınlar vardır. Hayvanları çok sever, sokakta gördüğü bilimum hayvana dadanır, ille de hepsini mıncıklar. Ama bazı kadınlar vardır, sevmeyi mevmeyi geçmiştir artık. Evinde minimum 3 hayvanla yaşar. 3-4-5 gider o sayı, geçmişinde kesin su kaplumbağası filan beslemiştir. Alamaz zaten önünü, sahiplenir de sahiplenir. Yahu su kaplumbağası niye alırsın eve arkadaş, Splinter Usta mısın nesin anlamadım ki? Ancak başka bir şey hayvan edinme duygusu, çok da bir şey diyemem.

Uzatmanın alemi yok. Benim kriterim şudur. Eğer ki bir hayvanseverin evinde kediyle köpek aynı anda yaşamaya başlamışsa, ben o insanın hayvanseverliğinden korkarım. O kedi köpek de hiç iplemez duruma gelirler ya birbirlerini... Hayvanları o hale getirmek ayrı bir hayvanseverlik boyutudur.

Juliette bu ikinci tipte bi kadındı. Sırf sokakta gördüğünü mıncıranlardan değil. Evinde bir köpek iki kedi, bir akvaryum filan vardı. Mesela sokakta yanyana yürürken bi parktan geçelim. Parkın bütün köpekleri havlamaya filan başlardı ta nerden itibaren. Hayvanlar bi’ anda hareketlenince vatandaş “Aha deprem olacak” havasına girerdi, korkarlardı. Halbuki Juliette parka girdi, ne bilsinler. Üstünde sanırım hayvanların algılayabildiği ama benim alamadığım filan bir koku olsa gerek.

Ülkemizde aşırı hayvansever kadın denince ilk gözümün önüne gelen imaj Panter Emel, öyle yer etmiş kafama. Sürekli bağıran kaba bir karakter canlanıyor gözümde.

Kadınlar kedisever, ben Kedikadınsever.

Ancak zihninizi hiiiç o tarafa kaydırmayın. Juliette çok başka, çok zarif bir kadındı. Kibar, hassas, seksi... Tek başına yaşayan, son derece rahat, bana o zaman mı öyle geliyordu bilmiyorum ama tek kelimeyle her anlamda işi bilen bir kadındı. Tanışmamız da tesadüf olmuştu. Ben iki ilişkisinin arasına aldığı çerezdim galiba.

Evde hayvan varken partnerinle seks yapmak da ne acayip bir şeydir. Juliette “kapıyı kapatmamıza gerek yok” filan diyordu, ben de “hayatta yapamam ben kedinin köpeğin önünde”.
“E ama, kapıyı kapalı görünce telaşlanır ama onlar kapıda huysuzluk ederler” derdi. Ben de "Kapı açık olursa da Djemba Djemba telaşlanır" derdim. Kurda kuşa yem mi edicem. Hayret bir şey. Var ya mıyk mıyk kapıyı eşeleme sesleri gelirdi. Ben de bir acayibim demeden edemiyorum.

Zaten birbirimize hiç uygun olmadığımız çok belliydi, sepetlemişti beni tez elden. Sonradan çok kez görüştük ama.

En sevdiği kedisinin adı Juliette’ti. Daha doğrusu en sevdiği demeyeyim de, ilk kedisinin adı. Şimdi en sevdiği dersem gücenir, ben çocuklarımı ayırmam filan der. Sağolsun Juliette de bu emziren bir dişi kedi gördü mü, erkek düşmanı kesilenlerdendi. O zamanlar tıfılım ben de. "Tabi tabi, felaket yavşağız biz ya" der geçerdim. Yoksa şimdi de mi öyle yapmalıyım ya? Hayatım kolaylaşır.

Geçen gün bir kadın tam aynı şeyi yaptı. Ona bu önermesinin ne kadar saçma olduğunu izah etmeye çalıştım. İkna edemedim ve bu postu yazmaya karar verdim. Aslında aklımda yine başka şeyler yazmak vardı. Her zamanki gibi.

Hamiş: Hiç kedikadın kostümlü bir dilber görmedim çıplak gözle. Pek de yakışıyor. Neyse daha yolum çok. Aaa, Kraliçe arı gördüm ama.

8 DIYECEGIM ODUR Kİ...:

küfkedisi dedi ki...

aslan pragrafında koptum, üstüne yolda kedi köpek mıncıran kadın olduğum için koptum :))) haa bir de toplam 4 tane su kaplumbağası, 7 hamster, 1 köpek baktım zamanında ama hepsi aynı anda değil çok şükür :)))

Akasya dedi ki...

erkek deniz atının doğurması, penguen babaların gurka yatması falan..

doğadan öğrenilecek çok şey olabilir ama niye onlarla karşılaştırılalım ki, haklısın =)

Hürrem Sultan dedi ki...

Belgesel tadında :)

leb demeden... dedi ki...

erkekler,

köğekli ve arabalı kadın istemez derler. köpeğin ve arabanın işleri, bakımı vs oluyor diye.

doğru mu T.İ.?

T.İ. dedi ki...

@kufkedisi: 4 su kaplumbağası mı? Bana bir şey hatırlatıyor. Donatello, Mikalenjelo, Rafael, Leonardo... Yoksa, yoksa sen! Splinter Usta?

Akasya: Hay yaşa.
Biz de mi yatalım yumurtanın üstünde?

Hurrem Sultan: Ben kedikadındayım, sen kedilerin hayatında...

leb demeden: Genel olarak böyle bir erkek davranışı var mı bilmiyorum. Ben şahsen arabalı kadınlara tek kelimeyle bayılıyorum. Gitmek almak, bırakmak filan değil derdim. Kadının kendinin mobilize olması iyi bir şey. Bir de gece kullanma durumu var alkol alınmış gecelerde (Hanımlar bir iki kadeh şarabı geçmedikleri için) çok hayat kolaylaştırıcı oluyor.

küfkedisi dedi ki...

hepsi ayrı dönemlerde allahtan :)))

Optikmouse dedi ki...

Kitap yazmalısın bence sen. Çok kolay okunuyor yazdıkların.

OzZ dedi ki...

Haha, koptum yazıdaki 2 paragrafa sen çok yaşa T.İ. =)

Bundan önceki 2 yazında çok güzeldi.B.J kafa hatunmuş. (.

 


TEHLİKELİ İLİŞKİLER © 2008. Design by: Pocket