6 Ocak 2010 Çarşamba

Erkeklik Evreleri ve Some Girls are...

The Smiths diye bir grup vardır. İngiliz. İngiliz gruplarını genelde sevmişimdir zaten. Bilmeyenler için çok kısa bir özet geçeyim. Fazla da uzatmadan. Çok kral gruptur The Smiths. Bu adamlar, Suede, Oasis, The Verve, Radiohead hepsinin yolunu açan adamlardır. Neyse dkısa kesiyorum.

Yeni yılın açılışını neden The Smiths'le yaptım?

Çünkü bu adamların bir şarkısı üzerine kuracağım yazımı. 1986 yılında çıkardıkları bir albüm, albümün adı: The Queen is Dead. Yani Türkçe'si, Kraliçe nalları dikti (Kraliçe öldü diye çevirenler de yok değil). Bu The Queen is Dead albümünün onuncu ve sonuncu şarkısı ise "Some girls are bigger than others.", yani "Bazı kadınlar, diğerlerinden daha büyüktür." (Kızlar diye çevirenler de var, öyle değil.). Bazı kadınlar diğerlerinden daha büyüktür.

Şimdi, ben bazı kadınlar diğerlerinden daha büyüktür dediğimde, bu blogu takip edenler, benim kabarık sabıka kaydımdan ötürü otomatik olarak diyeceklerdir ki, "Tonaj olarak mı?", "Kilo bazında mı?". "Ne kadar büyük?", "Kadın var 48 kilo, kadın var 100 kilo." Yine neden bahsediyorsun?

İnanın çok fesatsınız, şu tertemiz kalbim, karbeyaz zihnim için düşündüklerinize bakın. Neyse. Fesatla fesat olma oğlum T.İ, devam et sen full ciddiyetinle...


Bana göre, bir erkek kadınlarla ilişkisinde şu evrelerden geçer:


O dönemlerin kısaca üstünden geçiyorum (O dönemler mi bizim üstümüzden geçti, şimdi biz mi üstlerinden geçiyoruz o da apayrı bir konu)

Körpelik evresi:
Kadın yok. Hatta kızlardan nefret ediyorsun. Arkadaşlarınla her gün ayrı bir "çete" kurup kızları korkutmak olsun, oyunlarını bozmak olsun, bunlardan büyük zevk alınan zamanlar.

Pre-Ergenlik evresi:
"Lan ben bunları sevmiyorum, tamam. Oyunlarını moyunlarını bozuyorum, o da tamam. Ama, şu Tuğçe'yi de Allah özene bezene yaratmış valla. Maşşallah." dediğimiz acayip evre.

Ergenlik Rezillik Evresi:
"Kızlaaar. Hadi gelin ağzıma s.çın. Hadi bak bekliyorum. Aaaa, lütfen." dediğimiz evre.

Ergen misin derdin var.

Ara-ergenlik evresi:
Kızlarla hafif iletişim kurabilmeye başladın, öyle olunca tabii hemen g.tün de kalktı. Tam anlayamıyosun, aslında ama hala ergenliktesin. Sen, değilmiş gibi hissediyosun. Yediğin tokatlarla, olayı çözüyorsun, daha yolum çok diye anlıyorsun.

After-ergenlik evresi:
Kadınlarla ilişkinde o eski ezikliğin yok. Yaşasın tecrübe. Yine de kadınlar seni isterlerse kolayca parmağında oynatır. Oynatır işte. İnsaflarına kalmış durumdayız.

Ergenlikten çıkış - eziklik evresi:
Körü körüne bağlanıp, g.t oluşlarımdan tecrübe çıkarttığımız ve "Lan var yaaaa, hepiniz aynısınız. Punduna getirirsem hepinizi ...cem." dediğimiz, o yılların acısını kadınlara aşk, sevgi ve büyük nefret 3'ü birarada karışımı ile çıkartmak istediğimiz evre. Böyle büyük ideallerle yola çıkılıp, yine kadınların istedikleri gibi at koşturduklarına şahit olduğumuz bir evredir. Eziklik diye buna derim.

"Adam oldum lan" evresi:
Artık kadınlar nasıl ikna edilir öğrendin. O sert üçü bir arada karışımının etkileri de yok değil. Tepkiler biraz haşin. Kadınlar etti, kadınlar bulacak. Ne ekersen onu biçersin bu dünyada denilen evredir. Erkeklerin, "uzun süreli ilişki istemiyorum, gönlümü eğlendireceğim." diye, kek gibi ağızlarıyla ayan beyan açık ettikleri evre. İstisnalar dışında kadınlar adamla top diye oynar. Büyük bir erkek kesimi, bu evrede eleğin üzerinde kalır ve evlenirler.

Yola devam edenler:

Hamdım oldum Evresi:
İlişkisel akıl dediğimiz şey [Kimsenin öyle bir şey dediği yok, varsa da ben okumadım hiçbir yerde. Bu ne IQ'dur, ne de EQ. Bu RQ'dur. Relationship Quotient, İlişki Zeka katsayısı diyeyim özetle ben].. Bu evreye kadar, İlişki zeka katsayısı kadında erkeğe göre çok üstündür. Pardon yanlış söyledim, çok çok üstündür. Burda biraz biraz dengelenmeye başlar. Eskiden yaptıklarındaki hataları bulursun. Daha doğru yaklaşmaya çalışırsın karşı cinse. Tavizin aslında ne sana ne ona yarar bir şey olmadığını görürsün. İlişkinin selameti açısından özgürlükleri yeniden tanımlarsın falan filan. Baya çğretici bir evredir.

Semi-Pro Evre:
Bir kadını etkilemenin yolunun, onu etkileyecek bir şeyler yapmaktan geçmediğinin anlaşıldığı evredir. Etkileyici olmak istiyorsan, kendine yatırım yapmalısın. Kendin ne kadar her konuda gelişmiş olursan o kadar şansın vardır. Çok sevmekle, bir kadını etkilemek arasında korelasyon olmadığının anlaşıldığı evredir. Bu açıdan çok önemlidir. Kendine ne kadar yatırım yaparsan, evinde de o kadar "yatırım" yaparsın. (Bu laf benim değil, Lafonten'in)


Pro Evre:
Her tür tadı alabilmeyi öğrenme evresi. Ciddi ve uzun ilişkiden zevk alırken bazı heyecanları yitirmeme, koruyabilme... Çok kelam edemeyeceğim konuyla ilgili olarak.

Doktora Evresi:
Ben Bond, James Bond. Ne adam ya!

Bu evrelerin elbette ki yaşla da alakası vardır. Ancak bir ilişki yaşarken bu evrelerin hangisinde olduğun ille de yaşına bakmaz. Çok iç kıpraştırıcı bir ilişki bir anda sana after-ergenlik stili bir ilişki yaşatabilir. Ya da ilişkiye biraz daha bu kızla nasıl olsa olmaz, ben ayrılırım bir aya kalmaz rahatlığıyla başlarsın ve bir anda pro düzeyde yaşarsın filan... Bu konu biraz karışık. Belki daha sonra ne demek istediğimi daha etraflıca yazarım. Benim anlatmak istediğim başka türlü bir şey. Biraz bu evreler üzeri. Evresi mevresi olmayan. Niye yazdım şimdi bu yukarıdakileri tam bilemedim. Geliverdi elime yazdım işte. Alın size bi' kategorizasyon daha işte, bakın bu kez erkekleri "genelledim". "Uyduruyosun, salladın g.tunden biz yaşamadık bunları" diyen erkek çıkacak mı bakalım?

Ben kategorizasyon yapmayı biraz fazla seviyorum. Kabul. İlişkiler üzerine de genellikle fazlaca kafa yorduğum söylenebilir. İlişkiler üzerine kategorizasyon yapınca olunca genelliyor gibi gözüküyorum. Ancak unutulmaması gereken bir şey var ki birçok ilişki gerçekten bu klişeler, klişe olmasa bile bu kalıplar içinde gidiyor. Bunun dışında bir şey olmaz demiyorum. Oluyor çünkü. İnanılmaz nadir, ama olabiliyor.

İstediğiniz kadar laf sokun şimdi, yine birçok kişiye boktan gelen bir laf edeceğim çünkü. Bana göre kadınların sevgisi çok çok çok istisnai durumlar dışında erkekler kadar samimi değil. Değil işte.

Gerçekten samimiyetle sevdiğini gördüğüm kadınlara çok saygı duyuyorum (Sadece kendi ilişkimlerim için değil, kimi görürsem saygı duyuyorum). Onlar büyük kadınlar. Çok azlar. Binde birler.

Bu post'u da onlara ithaf ediyorum. Şarkıyı da... Ne güzel şarkı. Dinleyin lütfen.



To be contintin...

17 DIYECEGIM ODUR Kİ...:

H dedi ki...

Cidden çok kafa yoruyorsun sen ilişkilere ve dolayısıyla insanlara -daha çok kadınlara- .Bu konudaki farkındalığın yüksek. RQ diye tanımladığın şey tam da EQ ama olsun. Kaz-enkaz dönmelerine farklı bir bakış açısı getirmişsin. Güzel yazıydı eline sağlık.

T.İ. dedi ki...

H selam,

Benim kafamda aslında net bir ayrımı var RQ ve EQ'nun. Ancak izah edememiş olabilirim. Bana göre aynı şey değiller. EQ biraz daha duygusal bir tarafta duruyor RQ'ya göre benim kafamda.
Beğenmene sevindim.

Sevgiler
T.İ

Adsız dedi ki...

Peki bu büyük kadınların değerini biliyor musunuz T.İ cım:)
belki büyük bi kadındır ama sen onun ruhuna dokunamadığın zaman çekip gider büyük kadınlar...
içten sevseler nolucak ki evlenicek misin??? ya da hayatında tutucak mısın onları ilerleyen zamanlarda...
cevap net "hayır!"
cünkü karıncalanıyorsun sen sadakatin eksilerin altına indiği bir dönemdesin belkide ...ayrıca ben senin hamdım oldum evresine geldigini düşünmüyorum ...
bütün kadınlar benim ben mükemmelim cok yakısıklı cok akıllıyım havasındasın.
yazılarını okurken hep zevk alırdım ama eleştirilmeyi bu sefer fazlasıyla hakettin.
Kısaca şunu söyleyeyim ...
Bir kadın özünde "büyük kadın" ise sen nası adamsan seni öyle sever canım. yani gelip geçici heves olucak bir adamsın bence sen dalgasındasın eglencesindesin herşeyin. seni büyük eglenmek iyi vakit geçirmek için tercih eder vakti gelncede terkeder... ;) eminimde öyle olmuştur

T.İ. dedi ki...

@Adsız: Hakettiysem eleştiriniz elbette. Ben de cevap vereyim.

1- "içten sevseler nolucak ki evlenicek misin???" demişsiniz. çok güzel özetliyor zaten ilişkilere bakış açısını.. Bu bana göre baştan çökmüş bir anlayış. Jöle zemine oturan bina.

2- Ben hangi evrede olduğuma dair ben bir şey söylememişken siz beni "hamdım oldum"a koydunuz. Oysa ki ben kendimi o evreye hiç düşünmemiştim.

3- "Kadınlar seni vakit geçirmek gönül eğlendirmek için tercih ederler" demişsiniz.
Ah keşke. Kadınlar ilişkilere bu kafayla da bakabilse hayat ne şahane olurdu.

4- Büyük kadınların değerini kesinlikle biliyorum. Onları hemen tanıyabiliyorum. Bu özelliğim, kendini büyük kadın zannedenleri de hemen ayırdedebilmeme yardımcı oluyor.


Sevgiler

Talisman dedi ki...

Ov ov ovv..
Genellemenin ne olduğunun tarifini yazmışın be T.İ. Mega bir genelleme olmuş.
"Ay bütün erkekler öküüüzzzz" tavrıyla aynı olmuş bu, yazık.

T.İ. dedi ki...

@Talisman: Hı nerde? kim? :)

cipim dedi ki...

ilişkilerde ne iq tanırım, ne eq. en iyisi aq bence. nede olsa ilişkiler yüzeysel artık. dibe vuracak kadar çok sevdimde ne oldu. elde var sıfır. şimdiki aklım olsa vere mevre dinlemem direkt bu yaşımdan başlardım ilişkilere.
ayrıca kadınlar sevgilerinde samimiyetsizseler bu erkeklerin suçu. yeterince karşılık vermedikleinden.

Talisman dedi ki...

T.İ.
Valla asıl ben "hı" :)
Yanlış okudum sandım, kaç milyarlık bir cinsi bir kalemde nasıl harcadın?
Ay bu erkekler böyle işteeee :) hehehe

T.İ. dedi ki...

@cipim: iq, eq'dan aq'ye gelişin süper :):):):). Resmen kıskandım niye benim aklıma gelmedi diye.

@Talisman: Harcadıysam farkında olmadan harcadım. Yeni trend geri kazanım. Yaparım elimden geleni.
Ayrıca,
Ben senin gözünde resmen The Genelliator'ım. Ne yazsam boş gibi geliyor bana. :)

cipim dedi ki...

aklına gelmemesi tuhaf. benimkide dervişin fikri neyse zikri odur olayı. bu aralar polemiğe girmiyorum zaten öpüp geçiyorum ilişkilerde. :))

Talisman dedi ki...

Ama bu ünvanı bileğinin hakkıyla elde ettin T.İ., yalan mı? :)
Bu arada The Smiths i çok severim, Morrissey in kendi başına işlerini de çok severim.

küfkedisi dedi ki...

Bu yaşıma kadar eğlenceli kadındım, güldüm geçtim ilişkilerimde, bitene yol verdim, ağıt da yakmadım arkasından. Şimdi sanırım büyük kadınım, bir anda anlayamadan geçtim bu evreye ama benden çok karşı tarafın başarısıdır bu.

cipim büyük kadınsın bişey demiyorum başka kanka :D

cipim dedi ki...

vvalla şu ciddi ilişki olayında aldığım darbeden sonra pistlere geri dönmeye karar verdim ama baktım paslanmışım. burada unuttuklarımı tazeledim, ilişkiler konusunda. T.İ den resmen feyz aldım.
@küfkedim; yerim seni yavru.

T.İ. dedi ki...

@Talisman: Valla inan ne yaptığımı bilmiyorum desem The Genelliator için. Burada galiba çok öyle bir görüntü sergilemesem de bana yakıştırılan etiketleri pek takmam aslında. Bu blog'da ayrı bir hassasiyet gösteriyorum. Neyse dediğim gibi alışık olduğum bir şey, özellikle kadınlar tarafından. No problem. :)
Smiths'i ben de çok seviyorum, "sevmeyen de müzikten anlamıyordur." Tırnak içini sırf .bneliğine yazdım. Madem öyle, hak edeyim. :P

@küfkedisi: Ne diyeyim. Ben ilişkiler konusunda rahat kadınlara, zaten biliyorsunuz, her zaman çok saygı duyuyorum. Daha önce de yazmıştım, unutulmuş olabilir tekrar yazayım.
Bana göre erkekler bu konuda çok irrasyonel davranıyorlar. Böylece kadınların ilişkilere hastalıklı bakış açılarının çoğu zaman sebebi oluyor, ateşe odun üstüne odun atıyorlar. Çünkü gerçekten çok önemsiz şeyleri en önemli addediyorlar. Kadınların da neler olup bittiği üzerine fazla düşünmeksizin buna karşı daha da irrasyonel tepkiler geliştirdiğini düşünüyorum. Aslında yine bi üç sayfa yazmam lazım galiba bu konu hakkında, anlatamıyorum derdimi. Büyük kadın olmanın tanımını ve gereklerini çok iyi bilmiyorum. Ama böyle bir şey olduğunu ve onları hissedebildiğimi biliyorum.
Teşekkürler
Sevgiler.

@Cipim: Sen IQ'dan AQ'ya geldin ya, sen her yerden her yere gidersin. Dünya vatandaşısın gözümde.
Kadınların ilişkiler konusunda genetik kodlamada üstün olduklarını düşünüyorum. O yüzden feyz olmak açıkçası pek haddim değil. Biraz bile iç kıpraştırdıysam ne mutlu bana...
Teşekkürler

Sevgiler
T.İ

küfkedisi dedi ki...

şu noktayı düzeltiyim hemen büyük kadın olmam rahat kadın olmama engel değil. ilişkimizi birbirimizi sıkmadan, özgürlüklerimize saygı göstererek yaşıyoruz. sadece ilk defa gerçekten aşık olduğumu hissettim ondan büyük kadınım dedim o da yazıya istinaden yoksa haddime değil kendime bu sıfatı yakıştırmak.
Sevgilerle:)

Adsız dedi ki...

aq ya benden de tam destek..:) acı olan şu ki, kıymet bilme olayı kadınlarda da erkeklerde de ne yazık ki ilişki bittikten sonra anlaşılan bişy.. biraz tren kaçtı oluyo ama öyle malesef.. yaşarken bunun farkında olamıoruz. sevildiğimizi hissettik mi hemen bi havalara girioruz şımarıyoruz. çok sevmektense hiç bahsetmeyeyim :(

neşe dedi ki...

Yazıyı yeni okudum, kadınların samimiyetsizlikleri konusunda haklısın, kendimden biliyorum. Çok zor aşık oluyorum ama birilerinden hoşlandığım sıkça oluyor; ilgi, şefkat ve "düzgün bir ilişki" yaşamak isteği de -mış gibi yapmaya sürüklüyor. Ama bundan sonra dürüst olacağıma söz verdim. Aşık değilsem aşığım demiyorum en azından. Saygılar :)

 


TEHLİKELİ İLİŞKİLER © 2008. Design by: Pocket